ŞEHİRCİLİK VE ÇEVRE POLİTİKAMIZ
Şehircilik
Son 50 yılda köylerdeki nüfusun, terör, eğitim, sağlık, yaşam koşullarının güçlüğü gibi birçok sebeple, sistematik olarak gittikçe azalması ve halkımızın şehir merkezlerine göçü, şehirlerimizde birçok farklı problemlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Gecekondulaşma ile başlayan problemler, şehirlerde altyapı üzerine önemli baskılar oluşturmuş, çarpık bir yapılaşma sürecini başlatmıştır.
Şehirlerimiz çevresindeki ormanlar, yeşil alanlar ile tarım yapılan, tarım için ayrılması gereken alanların bu yapılaşmalar ile süratle bozulduğu ve halen bozulmaya da devam ettiği bilinmektedir.
Modernleşme adı altında şehir merkezlerindeki tarihi evler yakılmış ve yıkılmış, hiçbir estetiği olmayan, şekilsiz bina yapılaşmaları oluşmuştur.
Aşırı nüfus artışı beraberinde çeşitli adli vakaların aşırı derecede oluşmasına da yol açmış, şehirlerimizin belli bölgeleri girilemez, yaşanılamaz hale gelmiştir.
Partimiz bütün bu etkenleri göz önünde bulundurarak, daha yaşanabilir modern bir şehircilik anlayışının oluşmasına çalışacaktır. Şehir planlaması; mülkiyet hakkını gözeten, uzun vadeli, geniş ufka sahip, düzenleyici, yol gösterici, tarıma elverişli arazileri ve doğal çevreyi koruyucu, tarihi, geleneksel şehircilik anlayışımıza ve toplumsal kültürümüze uygun bir şekilde gerçekleştirilecektir.
İmar ve iskân planları, arsa veya arazi sahipleri arasında adaleti gözetecek şekilde yapılacaktır. Kamulaştırma faaliyetlerinde vatandaşların mülkiyet haklarının korunmasına özel önem verilecektir.
Vatandaşlarımızın ekonomik güçlerine uygun, sağlıklı, modern meskenlerin tedariki için gereken çalışmalar yapılacaktır. Bu noktada özellikle devlet tarafından daha geniş alanlara alt yapı hizmeti götürülerek konut arsası arzı arttırılacak ve böylelikle arsa ve dolayısıyla konut maliyetleri düşürülecek.
Şehirlerimizin aldığı yoğun göçler sebebiyle artık yeterli olmayan yol, su, kanalizasyon, park, otopark gibi belediye hizmetlerinin süratle iyileştirilmesi sağlanacaktır.
Yeni yapılaşmalar için deprem yönetmelikleri göz önüne alınacak, mevcut binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve çarpık yapılaşmanın önlenebilmesi için gerekli her türlü çalışma en hızlı şekilde yapılacaktır.
Özellikle şehir merkezlerinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı mimarisi ile yapılmış olan yapıların restorasyonları ve turizme kazandırılması ile ilgili bütün gayretler gösterilecektir.
Yerleşim alanlarında bulunan tarihi binaların ve arkeolojik eserlerin görünmesini engelleyecek yapılaşmalara izin verilmeyecektir.
Şehirleşmede mimari estetik hususunda son derece titiz davranılacaktır. Bu konuda devlet eliyle yürütülecek kontrol mekanizmaları hayata geçirilecektir. Tarihi ve kültürel mirasımız göz önünde bulundurularak Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin örnek alınması teşvik edilecektir.
Kentsel dönüşüm yapılan şehirlerimizde, yeni yapılaşmaların depreme dayanıklı bir şekilde yapılması için sıkı bir denetim yapılacaktır.
TOKİ marifetiyle yapılan yapılaşmalarda orman, mera ve tarım arazilerinin kullanılmamasına özen gösterilecektir.
Yeni binaların yapımı sırasında araç park yerlerinin de yeterli sayıda olması sağlanarak, yolların park olarak kullanılması engellenecektir.
Yeni binaların yapımında iyi bir izolasyon yapıtaşı olan perlitlerin kullanılması teşvik edilecektir. Bu sağlanamadığı takdirde, yeni binalarda dış cephe izolasyonlarının yapılması teşvik edilecektir.
İçinden dere, nehir geçen şehirlerimizde, nehir ve dere etrafında yapılaşmaya yasak alanlar belirlenecek, bu alanlarda oyun parkları, mesire alanları oluşturulacaktır.
Toplumun ruhsal ve bedensel sağlığı için büyük öneme sahip olan yeşil alanlara ve parklara şehirlerimiz içerisinde daha geniş yer ayrılmasına özellikle önem verilecektir.
Artan nüfusun hayatını kolaylaştıracak bir trafik akışı oluşturmak ve zamanın yollarda ölmesini önlemek için yeni yol güzergâhları planlanarak, metro ve raylı taşıma kapasitesi artırılarak trafik rahatlatılacaktır.
Kanalizasyon sistemleri yeniden gözden geçirilip, kanalizasyonların nehirlere, derelere, göllere ve denizlere dökülmesi önlenecektir. Mümkün olan her şehirde “Kompost Tesisler” kurularak, kanalizasyon atıklarının yeniden su ve gübre olarak kazanılması sağlanacaktır.
HES projeleri yeniden gözden geçirilecek, Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarının gerçeğe uyup uymadıkları kontrol edilecektir.
Yeni yapılaşma bölgeleri ve mümkün olan her ortamda elektrik kablolarının yeraltına inmesi sağlanarak görüntü kirliliği engellenecektir.
Şehirlerimizi, engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak, onlar için daha yaşanabilir hale getirecek her türlü tedbir alınacaktır.
Şehirlerimizde öncelikle kamu binaları olmak üzere, güneş enerjisi ile ısınma teşvik edilecek, özel kurum veya kişilerce yapılan yeni yapılarda bu sistemlerin kurulması için gerekirse uzun vadeli krediler ile devlet desteği sağlanacaktır.
Çevre
Yaşadığımız çevre her gün değişmekte, kirlenmekte hatta bazen yaşanamaz hale gelmektedir. Bunda dünyada gelişen olayların etkisi olduğu muhakkaktır. Ancak yakın çevremize dikkat ettiğimizde bizlerin de çok kusuru olduğu gözlenmiştir. Ağaçları ilaçlamakta, toprağa gübre adı altında suni kimyasallar yüklemekteyiz. Bu uygulama ile hem toprağı hem de yeraltı sularını kirlettiğimizin farkında olmadık.
Bünyesinde kloro-floro karbon bulunan birçok sprey kullanıp atmosferi kirlettiğimizin ve dünyamız etrafındaki atmosferi incelttiğimizin, ozon delikleri oluşup cilt kanserleri artıncaya kadar farkına varamadık.
Kükürtü bol linyitlerin şehirlerde kullanılmasıyla kükürtdioksit gazıyla, hatta bu gazın suyla birleşmesiyle oluşan sülfirik asit yağmurlarıyla şehirlerimizi nefes alamaz, yaşanamaz hale getirdik.
Kanalizasyonları ve fabrika atık sularını derelere göllere, denizlere boşaltarak bu alanlardaki bitki ve hayvanları yok ettiğimizin de farkında olmadık.
Yurtdışından gemilerle getirilip sahillerimize bırakılan, radyoaktif atıklara ve zararlı kimyasallara mâni olamadık.
Yeraltından aşırı derecede su çekip toprağın tuzlanmasına, çölleşmesine sebep olduk.
Yol, inşaat, baraj yaptığımız her alanda çevreyi önemli ölçüde tahrip ettiğimizin farkında da olmadık. Yerleşim alanları oluşturmak için şehirlerimizin akciğerleri olan güzelim ormanlarımızı yok ettik. Ağaçlar azalınca heyelanlar arttı, denizlere, göllere toprak taşınması arttı.
Bütün bu aksaklıkları ve çevreye verdiğimiz zararların devam ettiğini gören partimiz, yaşadığımız ortamları sürdürülebilir, yaşanabilir ve sağlıklı kılmak için gerekli her türlü tedbiri alacaktır.
Yaşadığımız ortamdaki hava kirliliğinin en düşük seviyeye indirilmesi için gereken her türlü çalışma yapılacaktır.
Ülkemize has endemik bitkilerin ve biyolojik çeşitliliğimizin korunması temel hedeflerimiz arasındadır.
Orman yangınlarını önlemek için özel önlemler alınacak ve caydırıcı kanunlar hazırlanacaktır.
Sularımızın kirletilmemesi için gerekli eğitimler verilip uyarılar yapılacak, sonuç alınamaz ise her türlü cezai müeyyideler uygulanacaktır.
Çevreyi koruma bilincinin yerleşmesi için ilgili Bakanlık, MEB, çevre kuruluşları, vakıfları ile ortak çalışmalar yürütülecektir.
Yaşadığımız ortamların bizlere torunlarımızın emaneti olduğunun bilinciyle, gerekli görülen kanunlar ve mevzuat değişiklikleri yapılarak çevremiz korunacaktır.
Hayvan Hakları
Hayatımızın her aşamasında etrafımızda bulunan, etinden, sütünden, derisinden ve en önemlisi dostluklarından faydalandığımız hayvanların bir canlı olarak üzerimizde hakları bulunduğu, yıllarca göz ardı edilen konulardan bir olmuştur. Şikâyet edemiyor diye işkence edilip sakat bırakılan, ölüme terkedilen, hatta öldürülen hayvan vakaları maalesef her gün yazılı ve görsel medyanın haberleri arasındadır.
Oysaki bizler millet olarak camilerine dahi kuş evleri yapmış olan bir ecdadın torunlarıyız. Bütün mahlûkata şefkati emreden bir dinin mensuplarıyız. Bu bilinçle hareket edilerek, hayvanlara yapılan haksız muamelelere, işkencelere karşı verilen cezai müeyyideler yeniden gözden geçirilerek, caydırıcı hale getirilecek ve bu cezalar en etkili şekilde uygulanacaktır.
Çoğalma mevsimlerinde kara ve deniz hayvan avcılığına sınırlama getirmeyi öğrenmemiz bile uzun yıllarımızı almıştır. Av hayvanlarının çiftleşme ve yavrulama dönemlerinde yapılan avcılıklara ciddi para cezaları verilmesi için kanuni düzenlemeler yapacaktır.
Petshop’larda uygun olmayan şartlarda hayvan satışına izin verilmeyecektir.
Hayvan barınakları sürekli olarak ilgili belediyelerce kontrol altında tutulup hayvan ve insan sağlığını tehdit eden etkenler süratle ortadan kaldırılacaktır.
Besicilik yapanların hayvanları barındırdığı ahırların hayvan ve dolayısıyla insan sağlığını koruyacak temizlikte olması sağlanacaktır.
Nesli tükenmekte olan hayvanların korunması konusunda ilgili yasalar titizlikle uygulanacaktır.