ADALET VE HUKUK ANLAYIŞIMIZ
Toplumsal barış ve huzur, milli birlik ve beraberlik için olmazsa olmaz temel bir değer olan adaletin noksansız bir şekilde her alanda tecelli etmesini sağlamak üzere gereken her türlü tedbiri almak temel amaçlarımızdandır.
Adaletin tecellisini sağlayacak mahkemelerimizin işlevlerini süratli, doğru ve bağımsız bir şekilde ifa etmeleri için gerekli her türlü imkânla teçhiz edilmeleri sağlanacaktır.
Siyasetin ve iktidarın yargı süreçlerine müdahalesi asla kabul edilmeyeceği gibi yargının da siyaseti etki altına alması kabul edilemez.
Herkes, dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Yapılacak tüm kanuni düzenlemeler ve alınacak tedbirler adil olacaktır. Aksaklığa sebep olan istisnalar yeniden değerlendirilecektir.
Temel hak ve hürriyetler, Anayasa’da yoruma meydan vermeyecek şekilde sınırlamaları ile birlikte tek tek sayılacaktır.
Herkes, masumiyet karinesine sahip olduğundan tutuklama kararları ceza infazı gibi uygulanmayacaktır.
İddianamelerin hazırlanma süreleri ile ilgili düzenlemeler yapılacak, tutuklu işlerde süreler kesin olacaktır.
En büyük insanlık suçlarından bir tanesi olan maddi ve manevi her türlü işkence önlenecektir.
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahip ve yalnızca kendi işlediği suçtan sorumlu olduğundan suç işleyen, yakalanan, tutuklanan kişilerin yakınlarının kişi hürriyetinin ve güvenliğinin sağlanması için tüm tedbirler alınacak, destekler sağlanacaktır.
“Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti” ile ilgili tüm kıstas ve kısıtlamalar “Basın Hürriyeti” maddelerindeki gibi Anayasa hükmü haline getirilip kişilerin hürriyetlerinin kıstas ve kısıtlamalarını en iyi şekilde öğrenmeleri sağlanacaktır.
Anayasanın 125. Maddesinde belirtilen; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır" hükmünün devamında yer alan kamu vicdanını yaralayan kısıtlamalar yeniden gözden geçirilecektir.
Özellikle ceza davalarında halk tarafından seçilmiş jüri sisteminin uygulanmasını gerekli görüyoruz. Hukuk davalarında mevcut olan “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm” yolları geliştirilmeli ve uygulanabilirliği arttırılmalıdır. Böylece uyuşmazlıklara taraf olan kişilerin hukuki meselelerinin daha hızlı bir şekilde ve barışçıl yollarla çözüme ulaşması yöntemleriyle toplumun manevi huzura kavuşması sağlanacaktır.
Adalet Akademisinde staj yapan hâkim ve savcı adaylarının adalet üzere hükmeden, anlayışlı, dürüst, itimat edilen, vakarlı, metanet sahibi olarak yetişmelerini sağlayıcı eğitimler mesleki eğitimlerle birlikte verilecektir. Kanunda sayılan staja son verme maddesi saklı kalmak kaydı ile bu staj döneminden sonra yapılacak yazılı sınavda da başarılı olanlar Hâkimlik ve Savcılık mesleğine atanacaktır.
Adalet mensuplarının bilgi ve yeterliliklerinin sürekli olarak geliştirilmesi için bilimsel ve meslek içi eğitime yönelik çalışmalar yapmalarını temin edecek yöntemler geliştirilecektir.
Hakimlik mesleğinin müstesna konumuna yaraşır bir şekilde, hakimlerin sahip oldukları statünün ve hakların her türlü maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap verecek konuma getirilmesine gayret edilecektir.
Savcıların duruşmadaki oturma alanları yeniden düzenlenerek sanık müdafilerinden üstün oldukları algısı giderilecektir.
Savcıların idari görevleri hafifletilerek, Adalet Bakanlığı tarafından gerekli birimler oluşturulacaktır.
Savcılara bağlı adli kolluk müessesinin kuruluşu hızlandırılacak, güvenlik birimlerindeki çift başlılık ve iş yoğunluğu giderilecektir.
Adalet mekanizmasının önemli unsurlarından olan avukatlık mesleğinin güvenilirliğinin arttırılması için gerekli önlemler alınacaktır.
Avukatlar üzerinde vesayetçi bir yapı olan Barolar, meslek sorunlarını çözen kurumlar haline dönüştürülecektir. Alternatif baro seçeneklerinin de bu bağlamda düşünülebileceğine inanıyoruz.
Kurumsal nitelik kazandırılamayan, görev, yetki ve sorumlulukları diğer kamu kurum ve kuruluşları ile çakışan 'Kamu Baş Denetçiliği' kurumu kaldırılacaktır.
Ceza İnfaz Kurumlarımızda kapasitelerinin çok üstünde tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu kurumlarımız asgari insani yaşam koşullarını sağlamaktan uzaktır. Bu koşullar iyileştirilecek ve Ceza İnfaz Kurumları, suç ve suçlu sayısını arttıran yapısından çıkarılıp, insan haklarına titizlikle riayet eden ve hükümlüleri topluma kazandıran kurumlar haline getirilecektir. Bu kurumların bağımsız ve sivil denetim mekanizmaları tarafından sürekli olarak denetlenmeleri sağlanacaktır.
Mahkemeler
“Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sağlanır” hükmünün sözde kalmaması sağlanacaktır.
Mahkemelerin kuruluşundaki hassasiyetlere dikkat edilecek, kurulan mahkemelere atanan hâkimlerin değişikliği genel kurallara bağlanacak, hâkimlik teminatının zedelenmesinin önüne geçilecektir.
Mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır. Aynı zamanda adalet mekanizmasının işleyişi hızlandırılacaktır.
Uzlaştırıcılık ve Arabuluculuk sistemi geliştirilecek ve daha yaygın hale getirilecektir. Arabuluculuk imtihanı kaldırılacak, on sene fiili avukatlık ve beş sene fiili hâkimlik veya savcılık yapanlara arabuluculuk belgesi verilecektir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu
Hâkimler ve Savcılar Kurulunun üye sayısı ve seçim usulleri yeniden gözden geçirilerek kurul görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken bağımsızdır ilkesi ile ilgili spekülasyonları önleyici yeni yasal düzenlemeler yapılacaktır.
“Hâkimlik ve Savcılık mesleğinden çıkarılmayı gerektiren suçlarda disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir” hükmü yalnız Hâkimler Savcılar Kurulu üyelerinin kararı ile değil, bu kurula Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hukuk Fakültesi Akademisyenleri, Avukatlar arasından seçilecek üyelerin de katılımı ile gerçekleşecek daha geniş bir kurul tarafından verilecek karar ile hükme bağlanacaktır. Bu konunun usul ve esasları düzenlenecektir.
Anayasa Mahkemesi
Anayasa Mahkemesinin adil ve tarafsız bir şekilde işleyişinin güçlendirilmesi için üye seçimi ve oluşumu gözden geçirilecektir.
Siyasi partilerle ilgili veya siyasi parti üyesi olmaktan dolayı açılan bütün davaların Anayasa Mahkemesi tarafından görülmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Yargıtay ve Danıştay
Yargıtay ve Danıştay’a İçtihat Mahkemesi sıfatı kazandırmak için gerekli çalışmalar yapılacaktır. Bu bağlamda İstinaf adı verilen Bölge Mahkemelerinin de yapısı yeniden gözden geçirilecektir.
“İçtihat mahkemesi yapılacak adı altında” Yargıtay ve Danıştay üye sayılarında azaltma, üyeliklere son verme, üye sayısını arttırma gibi sayısız yasal düzenleme yapılması, adalete ve ismi geçen kurumlara zarar vermiştir. Bu sebeple, Yargıtay ve Danıştay üye sayıları ile ilgili tüm veriler incelenerek üye sayıları değiştirilemeyecek şekilde bir düzenlemeye tabi tutulacaktır.
Yargıtay, Danıştay, Bölge Mahkemeleri ve Mahalli Mahkemelerin tahmini karar süresini ilgililere bildirilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılarak, kararların makul sürede çıkarılması sağlanacaktır.
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Bölge Mahkemeleri ve Mahalli Mahkemelerin iş yükünü hafifletmek için her türlü tedbir alınacaktır.
Siyasi Partiler ve Seçim
Kuralları tam konmamış, kuvvetler ayrılığını gözetmeyen sistemlerin pek çok mahsurlu sonuçları olduğu Dünya’daki birçok örneği ile gözler önündedir. Bu bakımdan, kuvvetler ayrılığı ilkesini en titiz şekilde gözeten, TBMM’nin işlevinin korunduğu, başkanın da denetlenebilmesi için gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiği bir "Başkanlık Sistemi"nin tesis edilmesi öncelikli hedeflerimizden olacaktır.
Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Farklı fikirlere sahip partilerin TBMM’de temsil edilmesini demokrasinin gereği olarak görmekteyiz. Bu sebeple seçim barajının yüzde beş seviyesine düşürülmesi makul gözükmektedir.
Milletvekili sayısı azaltılarak makul bir seviyeye getirilecektir.