EKONOMİ POLİTİKAMIZ
Hayatın her alanında “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesinin hâkim kılınmasının bir gereği olarak;
haram ve helal bilincine dayalı iş ahlakı,
kul hakkının öncelikle gözetildiği çalışma hayatı,
her türlü israfın önlenmesi,
her türlü ekonomik sömürünün engellenmesi;
ekonomi anlayışımızın temel esasları olacaktır. Bu doğrultuda ekonomik faaliyetler sadece gelir odaklı bir şekilde değil, insanlığa faydalı olma maksadıyla düzenlenecektir.
Ekonomi politikamızın ana hedefi; insanı merkeze alan, hak ve adalet ekseninde, üretim odaklı Adil Ekonomik Düzen’i bir bütün olarak hayata geçirmektir. Devleti ve milleti borca esir etmeden, kendi kaynaklarımız ile yatırım, üretim, istihdam ve ihracat seferberliği başlatarak sürdürülebilir ekonomik büyüme sağlanacak ve böylece istikrarlı, güçlü ve dışa bağımlı olmayan yerli ve milli bir ekonomi inşa edilecektir. Bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının kolay, bol, ucuz ve kaliteli olarak karşılanabildiği refah toplumuna geçilecektir.
Çalışmayı ve istihdamı özendirmek, her türlü işsizliği önleyici adımlar atmak, mevcut işgücü potansiyelimizden en verimli şekilde istifade etmek ekonomi politikamızın temel amacını oluşturmaktadır.
Elde edilen refahın toplumun her kesimine adil bir şekilde dağıtılması için gerekli tüm önlemler alınacak, yasal düzenlemeler yapılacaktır. Adil paylaşım modeli hayata geçirilecektir.
Gelir dağılımında üretim faktörleri, bireyler ve bölgeler arasında adaletin sağlanması, milli gelirin reel olarak artırılması ve vatandaşlarımıza gerçek manada yansıtılması için her türlü tedbir alınacaktır.
Her türlü ekonomik sömürünün, haksız kazanç amaçlı fiyat hareketlerinin önlenmesi, emek harcamadan kazanma yollarının kapatılması ve nimet-külfet dengesinin sağlanması için gerekli tedbirler alınacaktır.
Bu doğrultuda faizsiz kredi mekanizması ile desteklenen, üretim eksenli ve adil paylaşımı esas alan 'Faizsiz Ekonomi' hayata geçirilerek her türlü haksızlık ve ekonomik sömürü önlenecektir.
Devlet sadece ayrıcalıklı bir azınlığın menfaati için değil, çalışan ve üreten her vatandaşın çıkarı doğrultusunda ekonominin işleyişinde aktif rol alacaktır.
Başta ara mallar ve yatırım malları olmak üzere bütün ithal ürünleri ikame edici üretim modelleri öncelikli olarak teşvik edilerek desteklenecektir. İhracatı kolaylaştırmaya ve teşvik etmeye yönelik her türlü tedbir alınacak, gereksiz formaliteler ve istisnalar ortadan kaldırılarak mevzuat bütüncül bir yaklaşımla yerli üretimin artmasını sağlayacak şekilde yeniden hazırlanacaktır. Bu kapsamda girişimcilerimizin yüksek katma değerli üretimi ve ihracatı arttırıcı faaliyetleri faizsiz kredi imkânları ile desteklenecektir. Artan ihracat ve ikame edilen ithalat ile dış ticaret fazlası amaçlanmaktadır.
Hibe kültürüne dayalı, sadece belli bir kesime fon aktarımı şeklinde işleyen teşvik ve destek sistemi veriye dayalı analizler ile yeniden oluşturularak bütün kaynaklar üretimin, istihdamın ve ihracatın desteklenmesinde kullanılacaktır.
Mevcut ekonomik düzende kamu kesimi gibi özel sektör ve hane halkı da ağır borç yükü altında ezilmektedir. Yanlış finansal sistem ve hatalı para politikaları neticesinde kur ve faiz ekonomik ve finansal istikrarı tehdit eder hale gelmiştir. Yüksek (ve yükselmeye devam eden) borç stoku, yüksek döviz kuru ve yüksek faiz oranı politikalarıyla üretim ve istihdama yönelik yatırımlar durma noktasına gelmiş, milletimizin büyük bir bölümü işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya getirilmiştir.
Güçlü ve istikrarlı Türk Lirasının sağlıklı bir ekonomi için hayati önem taşıdığı yaşadığımız son gelişmelerden net ve tartışmasız olarak ortaya çıkmıştır. Borca dayalı mevcut para sistemi yapısı gereği sermaye açığı bulunan gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini zayıflatmakta ve istikrarsızlaşmaktadır. Para ile reel değerler arasındaki dengeyi istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde sağlayabilecek yeni bir parasal sistem kurulması kaçınılmaz bir zaruret haline gelmiştir. Mevcut para sisteminin yol açtığı karşılıksız para piyasaya arz edilmeyecektir.
Parasal veya finansal politikalar veya araçlar ile kalıcı olarak Türk Lirasının güçlü ve istikrarlı kılınmasının mümkün olmadığının bilincinde olarak; kendi kaynakları ile yatırım yapabilen, ithalata bağlı kalmadan yetişmiş insan gücüyle katma değerli üretim yapabilen ve dış ticaret fazlası veren güçlü bir reel ekonomi için gerekli yapısal reformlar süratle hayata geçirilecektir. Böylece, doğru yönetilen Türk Lirası ile üretime dönük yerli ve yabancı yatırımcının ihtiyaç duyduğu güven sağlanmış olacaktır.
54. T.C. Hükümeti döneminde Türkiye ve İran arasında başarılı bir şekilde uygulanan dış ticaretin yerel para birimleriyle yapılması modeli geniş kapsamlı bir şekilde uygulanacaktır.
Merkezi ve mahalli yönetim bütçelerinin, kamunun borçlanmasına sebep olan bütçe açığına müsaade etmeyecek şekilde hazırlanması tavizsiz uygulayacağımız prensibimiz olacaktır. Devlet bütçesinin borçlanmadan denk olarak gerçekleştirilmesiyle, devletin yeniden borçlanmasının ve faiz ödemesinin önüne geçilecektir.
Borçlanma ve borcu borçla kapatma politikalarına son verilecektir. Devletin kaynak ihtiyacı borçlanma, zam veya ilave vergi yerine zenginliklerimizin değerlendirilmesiyle oluşturulacak milli kaynak paketleri ile karşılanacaktır.
Başta kamuda olmak üzere, gizli ve açık her türlü israfın önlenmesi temel önceliğimizdir. Bütün harcamalar ihtiyaçların zorunluluğu ve aciliyeti dikkate alınarak planlanacaktır.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan başbakanlığında kurulan 54. Hükümet tarafından hayata geçirilen ve başarıyla uygulanan “Kamu-Tek Hesabı” asli işlevine uygun şekilde yeniden uygulanacaktır.
Bütçe harcamalarının yerindeliği ve verimliliğinin etkin ve zamanında denetimi için Sayıştay kanununda gerekli düzenlemeler yapılacak, istisnalar kaldırılacak ve kurum çalışır hale getirilecektir.
Ülkemizin ve bütün gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı ekonomik krizlerin ve dışa bağımlılığının en önemli sebeplerinden olan, belli güçler tarafından dünya hâkimiyetini sağlama ve sömürü amaçlı olarak kullanılan, karşılıksız şekilde basılan yeşil bir kâğıt hükmündeki Amerikan Doları'nın tahakkümünden kurtulmak amacıyla ülkemizin öncülüğünde, bütün İslam ülkelerinin ve gelişmekte olan ülkelerin desteğiyle yeni bir uluslararası para biriminin oluşturulması hedeflerimiz arasındadır.
Vergi sistemi adil, sade, basit ve formalitesiz olacak şekilde yeniden tanzim edilirken vergi oranları mümkün olan en alt seviyeye indirilecektir. Toplam vergi gelirleri içerisindeki dolaylı vergilerin payı adalet ilkesinin ortaya koyduğu değerlere indirilecektir. Devletin vergi gelirlerinin arttırılması üretim artışı ile sağlanacaktır. Kamunun vergi dışı gelirlerinin arttırılması için özel stratejiler geliştirilecektir.
Ekonomik faydalarının yanında stratejik ve sosyal açıdan da büyük öneme sahip KİT’lerin ülke menfaatleri göz ardı edilerek özelleştirme adı altında elden çıkarılması uygulamasına son verilecektir.
Yeni nesil üretim metotları ve teknolojiler uygulanarak ekonominin her alanında verimliliğin arttırılması için gerekli bütün adımlar atılacaktır.
Emeğiyle geçinen işçi, memur ve emekli gelirleri üzerinden alınan vergiler kaldırılacaktır.
Hiçbir geliri ve varlığı olmayan vatandaşlara asgari ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde devlet tarafından katkı sağlanacaktır.
Asgari ücret ve emekli maaşları mutlaka insanlık onuruna yakışır seviyeye ulaştırılacaktır. Memur ve çalışanların maaşları yoksulluk sınırı üzerine çıkarılacaktır. Söz konusu maaşlara iktidarımızın ilk senesinde en az yüzde 50, sonraki senelerde de mutlaka gerçek enflasyon oranının üzerinde zamlar yapılacaktır.